slideshow 1 slideshow 2 slideshow 3

Türkiye'deki tüm yunus parklarının kapatılması için bir imza da siz verin.

"Yunus Terapisi: Daha Çok Yanlış Bilgi ve Daha Çok Yanlış ÇıkarımDevamı

Türkiye'den ve dünyadan esaret görüntüleri, eylemler: Video Arşivi

AKUT'un gizlemeye çalıştığı çelişki: Yunus parkı sponsorluğu ve bunu kanıtlayan belgeler

25.04.2016 - AKUT’un yunus parkından sponsorluk aldığını öğrendiğimizde, konunun bu kadar uzayacağını, AKUT’un bu denli saldırgan ve duyarsız davranabileceğini ne yazık ki tahmin etmemiştik. Bugüne kadar yunus parkları ve yunus parklarıyla işbirliği yapan özel şirketler/milletvekilleri ile mücadele ettiğimiz için bir sivil toplum kuruluşunun bunu yapacağını düşünmemiştik; hatta yapmış olsa bile hatasını kabul ederek sponsorluğu iade edeceğini, nihayetinde konuyla ilgili daha duyarlı davranacağını düşünmüştük. Sırf bu nedenle ilk etapta AKUT’la bağlantıya geçmiştik. Fakat yanılmışız... Çünkü Nasuh Mahruki ve AKUT Kuşadası ekip lideri Tunç Tuncer, sosyal medyadaki paylaşımlarıyla bizi ve bu işbirliğine haklı tepki gösteren herkesi, kendilerine “sille tokat girişmek”, “ortalığı karıştırmak” ve “durduk yere ileri geri konuşmak” ile suçlamış, ilk açık mektubumuzun basına yansımasından sonra yayınladıkları basın açıklamasındaki halkla ilişkiler dilini ve nezaketini, sosyal medyadaki paylaşımlarında koruyamamış, kendilerinden beklenmeyen bir üslupla konuyu çarpıtmaya çalışmışlardır.

Oysa yunus parkından sponsorluk aldıklarını sosyal ağlarımızdan duyurmadan 1 hafta önce, Yunuslara Özgürlük Platformu olarak 4 Nisan 2016 tarihinde nasuh@nasuhmahruki.com, info@akut.org.tr, akut@akut.org.tr ve tunctuncer@akut.org.tr adreslerine son derece samimi ve açıklayıcı bir e-posta göndermiş, hak ve hukuk ihlallerini kanıtlayan belgeleri ekibe sunmuş ve herkese açık bir şekilde paylaşılmış olan takipçimizin içeriğinde etiketlendiğimiz için ve platformumuzun misyonu gereğibu bilgiyi eninde sonunda kamuoyuyla paylaşmak zorunda olduğumuzu AKUT’a bizzat bildirmiştik. Aynı zamanda bugüne kadar yaptıkları gönüllü arama-kurtarma çalışmaları nedeniyle kendilerine saygı duyduğumuzu özellikle belirtmiştik. Ancak 1 hafta boyunca dernekten yazılı-sözlü hiçbir yanıt alamadığımız için, sponsorluk bilgisini ve AKUT-Adaland işbirliğini daha fazla gizlememek adına iki kurum arasındaki ilişkiyi sayfalarımıza taşıdık ve e-postadaki çağrımızı/sorumuzu yineledik.

Fakat çağrımız geniş bir kitle tarafından destek almasına rağmen AKUT ekibinden yine yanıt alamadık… Ta ki konu basına ve çok daha geniş bir kitleye ulaşana kadar.  



 

AKUT’un ilk bilgilendirme mesajımızdan yaklaşık 20 gün sonra kendi web sitelerinde yayınladığı geç kalmış açıklama ne yazık ki AKUT’un saygınlığına ve güvenilirliğine gölge düşürmüştür. AKUT ilkeli bir duruş sergilemek yerine, iddiasına herhangi bir kanıt sunmadan son derece vasat bir bilgilendirme ve halkla ilişkiler girişimiyle yunus parkından aldığı sponsorluğu iade etmemeyi tercih etmiş, hatta bu işbirliğini haklı çıkarma girişimiyle kamuoyunu bilinçli bir şekilde yanıltmış, yanlış bilgilendirmiştir. “Bilinçli bir şekilde” kısmını özellikle vurgulamak istiyoruz çünkü aşağıda paylaştığımız bilgi ve belgelerin neredeyse tamamı - özellikle de Adaland markasının ve Günaydınlar şirket isminin net bir şekilde görüldüğü yunus avlanma izni özel belgeleri, AKUT, AKUT Kuşadası ve Nasuh Mahruki’nin e-posta adreslerine 4 Nisan’da gönderilmiştir.

Şimdi AKUT’un resmi açıklamasındaki hatalı bilgiyi düzeltmek ve AKUT’un savunmasının ne denli yersiz/tutarsız olduğunu göstermek adına konuyla ilgili son açıklamamızı yapıyoruz.

AKUT açıklamasında, Adaland Dolphinpark’tan (yunus parkı) değil, Adaland Aquapark’tan sponsorluk aldığını, bu iki işletmenin “birbirinden bağımsız iki ayrı kuruluş” olduğunu ve birine giden ziyaretçinin diğerine gidemediğini belirtmiştir.Bu savunmayı geçersiz kılan aşağıda sunduğumuz maddelerin her biri, ilgili bakanlıklar, Başbakanlık Bilgi Edinme Merkezi ve ticari sicil gazetesinden alınan resmi belgelerle kanıtlanmakta, Google'da yapılan basit bir arama sonucu çıkan sayısız haberle ve Kuşadası’ndaki Adaland reklam panolarıyla teyit edilmektedir. AKUT, şeffaf bir şekilde aksini ispatlayana kadar ne yazık ki kaynak gösterdiğimiz bu belgeler AKUT’un bizzat yunus parkından sponsorluk aldığını göstermektedir. 

AKUT'un savunduğu şekilde Adaland Seapark ve Adaland Dolphinpark (kağıt üzerinde) "başka ortaklı" ve "birbirinden bağımsız iki kuruluş" olsa bile –ki şu ana kadar bunu kanıtlayan hiçbir belge mevcut değil, Adaland'ın web sitesinde, reklam panolarında, broşürlerinde vs. su parkı ve yunus parkı bölüm isimleri aynı marka altında yan yana/bir arada kullanıldığı için, "Adaland" markasının bağlamı hiçbir zaman sadece su parkı veya sadece yunus parkı olmayacaktır. Bir "Adaland Seapark" logosu her şekilde içkin/dolaylı olarak aynı çatı altında yer alan yunus (ve deniz) parkını da temsil edecektir.

AKUT yaptığı resmi açıklamayla her ne kadar gerçekleri çarpıtmaya çalışarak itibarını korumaya, adını aklamaya ve kamuoyu hassasiyetini ortadan kaldırmaya çalışmışsa da, Adaland Yunus Gösteri Merkezi’nden alınan bu sponsorluk, yaşam savunucularının zihninde olumsuz bir örnek olarak kalacaktır. Bu nedenle; AKUT'un Adaland'den aldığı 5.000 TL karşılığında hiçe saydığı değerlerin, her türlü hayvan sömürüsüne yönelik gittikçe artan kamuoyu tepkisinin, hayvan hakları mücadelesinin ve konuyla ilgili olarak yaptığımız tüm çağrıların, bu noktadan sonra gönüllülük ilkesiyle hayat kurtardığını iddia eden ve iyi amaç güden diğer sivil toplum kuruluşları üzerinde etkili olmasını diliyoruz.

  • MARKA TEK, ŞİRKET TEK: Adaland Dolphinpark ve Adaland Aquapark, AKUT'un iddia ettiği gibi farklı iki şirket değil, aynı şirketin marka adlarıdır. Şirketin adı, Ticaret Sicil Gazetesi'nde 24/03/2006 - 03/04/2014 tarihli ilanlarda görüldüğü üzere Günaydınlar Eğlence Ve Turizm Yatırımları Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olarak geçmektedir. Sahipleri (ortakları/yönetim kurulu üyeleri) ise, şirket isminden de anlaşılacağı üzere Ali Yaşar Günaydın, Fahri Günaydın, Fahri Alem Günaydın ve Hayri Günaydın'dır. Bu şirket İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne kayıtlıdır. Kuşadası Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde ise Kuşadası Şb. olarak kayıt görünmektedir. Adaland, bu şirketin markasıdır.

      

  • YUNUS AVI İZİN BELGESİNDE “ADALAND GÜNAYDINLAR”: Adaland markası adı altında faaliyet gösteren bu şirket, Türkiye’de 1983’ten bu yana yasak olan yunus avını süreli bir şekilde yunus parkı işletmecileri nezdinde 2006-2007 yılında ortadan kaldıran ve dönemin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan alınan özel bir izinle, gösteri ve terapi adı altındaki ticari faaliyetlerde "kullanılmak" üzere Türkiye sularından 9 yunusu canlı yakalamıştır. Nitekim, AKUT'un ayrı olduğunu iddia ettiği Adaland Dolphinpark ve Adaland Aquapark'ın kayıtlı olduğu şirketin ve markanın adı, yunus avlanma izni ve teyit belgelerinde açıkça belirtilmiştir: Adaland Günaydınlar Eğlence ve Turizm Yat. Tic. A.Ş. (Bu belgeler, 10 Nisan 2016 tarihinde AKUT'a özel olarak yazdığımız e-postada bilgilendirme amacıyla kendilerine sunulmuştur). 

    

  

  • ADALAND – SEALANYA BAĞLANTISI: Aynı şirket, şirket sahibinin ilgili haberlerdeki beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere (Haber 1 & Haber 2), Alanya'daki Sealanya Yunus Gösteri Merkezi’ni de işletmektedir. Sealanya’da 4 yunus 2010 yılında art arda ölmüş, tüm başvurularımıza ve ilgili yasal düzenlemelere rağmen işletme herhangi bir yaptırımla karşılaşmamıştır (Bu bilgiler, 10 Nisan 2016 tarihinde AKUT'a özel olarak yazdığımız e-postada bilgilendirme amacıyla kendilerine sunulmuştur).
    • Fahri Alem Günaydın:“Kuşadası’nda iyi bir alternatif yatırım yaptık. Adaland’den başka Alanya’daki Sealanya tesislerinin de sahibiyiz."
    • "Kuşadası’ndaki Adaland Su Parkları ve Alanya’daki Sealanya Yunuspark ve Denizparkı’nı işleten Günaydınlar şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yaşar Günaydın ..." 

AKUT’un maddi destek aldığı Adaland Aquapark’ın Adaland Dolphinpark (Yunus Parkı) ile aynı şirkete bağlı olduğunu, sahiplerinin aynı kişiler olduğunu kanıtlayan haberleri ise, yine işletme sahiplerinin kendi demeçleri ve bağlantıları kaynak göstererek paylaşıyoruz.

Kendilerine de özellikle gönderdiğimiz tüm bu bilgi ve belgeler ışığında; AKUT ekibi ve AKUT’un kurucusu Nasuh Mahruki’ye hitaben yazdığımız açık mektubun basına yansımasından sonra gerçekleri perdelemeye ve sponsorluğun üstünü örtmeye çalışan tutarsız ifadelerle yapılan çarpıtmaları ve suçlamaları, ancak AKUT'un kendini aklama denemesi olarak okuyabiliyoruz.

"Gönüllülük, Karşılıksız Yardımseverlik, İnsan Başta Olmak Üzere Tüm Canlıların Hayatına Değer Vermek, Dürüstlük ve Güvenilirlik ilkeleriyle yürüttüğümüz tüm bu çalışmalarımızı göz ardı ederek ‘Yunuslara Özgürlük Platformu’ tarafından dile getirilen “Var Oluş Amacımıza İhanet” gibi ağır bir itham bizi fazlasıyla üzmüştür."

“Bugünlerde AKUT bir Yunus Parkı'ndan sponsorluk aldı iddiasıyla ortalığı karıştıran, ileri geri konuşan ve durduk yerde bize haksızlık eden arkadaşlar, lütfen aşağıdaki basın açıklamamızı ve AKUT Kuşadası Ekibi Liderimizin açıklamasını okusunlar ve AKUT'u rahat bıraksınlar. Memlekette hiçbir çıkar düşünmeden, sadece toplumsal fayda yaratmak için canını dişine takıp mücadele eden kaç kurum var ki, AKUT'a Yunus Parkı'ndan sponsorluk aldı iftirasıyla sille tokat girişiyorsunuz...”

  • Oysa AKUT'a yazdığımız açık mektup şöyle diyor: "Öncellikle şunu belirtmek istiyoruz; gönüllülük, karşılıksız yardımseverlik, dürüstlük, tutarlılık ve güvenilirlik gibi temel değerlerinizin yanı sıra, "doğal afetlerde ve büyük kazalarda, tamamen gönüllü olarak, amatör bir çalışma ve profesyonel bir yaklaşım ile […] can kaybını en aza indirmek ve arama kurtarma konularında toplumu bilgilendirmek derneğimizin temel amacıdır" olarak belirttiğiniz misyonunuz ve bu ilkeleriniz doğrultusunda yaptığınız tüm çalışmalardan dolayı sizi tebrik ediyoruz. […] Bu açık mektubumuzla amacımız, derneğinizi karalamak veya lekelemek değildir.
  • 21 Nisan 2016 tarihinde AKUT Basın Ilişkileri Birimi tarafından yapılan açıklamadan alıntı:

"AKUT Kuşadası ekip liderimiz Dr.Tunç Tuncer’in aşağıdaki açıklamasından anlaşılabileceği gibi AKUT Kuşadası ekibimiz aracı için Adaland Aquapark’tan bağış desteği almıştır. Kuşadası sınırlarında bulunan Adaland Aquapark ve Adaland Dolphin Park,     birbirinden bağımsız iki kuruluştur.

"AKUT içki ve sigara firmalarından, Yunus Parkları gibi, hayvanların doğal ortamlarından koparılıp zorla gösteri yaptırıldığı yerlerden yaşam anlayışı değerleri gereği sponsorluk kabul etmez..."

Tüm bu çelişkilerin ışığında yorumlayınca, Nasuh Mahruki'nin, AKUT'un yaptığı açıklamadan hemen sonra "Denizlerin en zeki canlıları Yunuslar, yenmek için avlanmamalıdır, esaret hayatı için yakalanmamalıdır ve doğasına aykırı zorlayıcı eğitimlerle gösteri hayvanı yapılmamalıdır" gibi cümlelerle süslenmiş, Yunuslara Özgürlük Platformu’nun da bizzat hazırlanmasında yardımcı olduğu yunuslarla ilgili video paylaşımı ve AKUT'un açıklamasında kullanılan "Yunus parklarının kapatılmasıyla ilgili yapılacak her türlü girişimde AKUT olarak elimizden geleni yapmaya ve yanınızda olmaya hazırız. Yunusların doğal ortamlarında yaşaması ve esaret altında tutulmaması konusunda gösterdiğiniz hassasiyeti de anlıyor ve size katılıyoruz. Bu konuda daha aktif olarak yapılabilecek girişimlerde de sizlerle beraber hareket edeceğimizi bildirmek isteriz" gibi ifadeler, ancak AKUT'un samimi olmadığını ve yaptığı yanlışın üstünü örtmek için çırpındığını gösteriyor.

Gerçek şu ki, bu çelişkili durumun tutarlı bir açıklamayı kendi içinde imkansız kıldığını göremeyen AKUT, Adaland Aquapark ve Adaland Dolphinparkı ayrı şirketler olarak görmeye çalışarak ve "vatandaşlarımıza konuyu daha net açıklayabilmek adına araçlarımızda Adaland Aquapark logosu yer alacaktır" gibi garip, hatta duyarlı vatandaşları ile alay edercesine bir "çözüm" sunarak, hayvan esaretine ve istismarına karşı ciddi bir duyarsızlık ve sorumsuzluk sergilemeye devam ediyor.

Biz ise, sadece yunus parklarındaki hak ve hukuk ihlallerini değil, hayvan sömürüsünü meşrulaştırmaya çalışan tüm işletmeleri ifşa etmeye, bazı durumlarda hayvan istismarına “istisna gösterilmesini” veya “bazı işbirliklerinin gözardı edilmesini” beklercesine demeçler veren kişi ve kurumlarla mücadele etmeye devam edeceğiz.

Tıpkı 2010’dan bu yana yerel/uluslararası sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, sanatçıların ve kamuoyunun desteğini de arkamıza alarak, sahada düzenlediğimiz sayısız eşzamanlı eylem, bilgilendirme toplantıları ve imza kampanyaları ile Türkiye’de 2 yunus parkının kapanmasını sağladığımız, 1 yeni yunus parkını engellediğimiz, Digiturk’ten Opet’e, Kamil Koç’tan Denizbank’a kadar 20’ye yakın büyük markanın yunus parkı desteklerini iptal ettirdiğimiz ve yunus parklarının yasaklanmasını ilk kez TBMM gündemine getirdiğimiz gibi... 

Saygılarımızla.

Derya Özkan, Ebru Kapsal, Öykü Yağcı

Yunuslara Özgürlük Platformu


Sitemizdeki yazı, görsel ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Siz de katılın! drupal-love-right.png
Siz de katılın! drupal-love-LEFT.png