AKUT neden yunus parkından sponsorluk alıyor?

10.04.2016 - Yaklaşık iki hafta önce Facebook'taki Yunus Parkları Kapatılsın sayfamıza gelen bir mesajla Türkiye'nin en başarılı arama-kurtarma ekiplerinden ve sivil toplum kuruluşlarından biri olan AKUT'un Kuşadası'ndaki bir yunus parkından araç desteği için sponsorluk aldığını öğrendik. Takipçimizin kendi profili üzerinden AKUT Kuşadası ekibine ve AKUT Kurucu Üyesi/Yönetim Kurulu Başkanı Nasuh Mahruki'ye yazdığı son derece duyarlı ve samimi mektuba bir AKUT üyesi tarafından verilen beklenmedik yanıtları gördükten sonra ise, sayfamızda konuyla ilgili herhangi bir paylaşım yapmadan önce bizzat AKUT'a ve Nasuh Mahruki'ye ulaşıp kendilerini haberdar olmadıklarını tahmin ettiğimiz esaret endüstrisi ve hayvan ticaretiyle ilgili bilgilendirmek, bu tesislerin perde arkasına dair sunduğumuz somut belgeler doğrultusunda bu çelişkili sponsorluğun devamı hakkındaki görüşlerini öğrenmek istedik. Fakat bir hafta boyunca kendilerinden yanıt alamadık. 

Şu anda "yapılan her bağış bir 'cana' dokunmak adına" sloganıyla yola çıkan AKUT'un, bir değil, binlerce "can"ın özgürlüğüne ve hayatına mal olan kanlı bir endüstrinin maddi desteğini kabul etmesini üzüntü ve şaşkınlıkla karşılarken, aynı zamanda hayat kurtarma hedefiyle yola çıkan gönüllü bir oluşumun, bağış kaynağının ne denli etik olduğunu sorgulayanlara, bu konudaki endişelerini saygılı bir üslupla dile getirenlere verdiği sert ve olumsuz tepkileri de algılamakta güçlük çekiyoruz. Kendilerine gönderdiğimiz mektuba herhangi bir yanıt vermemiş olmalarını ise, hayvan esaretine ve istismarına karşı ciddi bir duyarsızlık ve sorumsuzluk olarak okumak zorunda kalıyoruz. 

Bugüne kadar doğal afetlerde ve doğa kazalarında olağanüstü bir çaba, disiplin ve profesyonellikle sayısız insanın hayatını kurtarmış, zor durumdaki hayvanlar için de dönem dönem elini taşın altına koymuş bir derneğin, son yıllarda kamuoyundan büyük ve haklı bir tepki çeken, sayısız hak ve hukuk ihlali içeren kirli bir ticareti, aldığı maddi destek ile dolaylı olarak onaması, bir üyesi aracılığıyla bu tür bir işbirliğini olumlayan nitelikte tavır alması ve sivil toplum-özel şirketler arasındaki maddi ilişkiler üzerinden ahlaki sorunlara değinenleri katı bir üslupla yok sayması, AKUT'un kendi web sitesinde öne çıkarılan bağımsızlık, açıklık, güvenilirlik, dürüstlük, tutarlılık ve toplumu bilgilendirme/eğitme ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Çünkü Türkiye'deki yasal boşluklar, çıkar ilişkileri ve denetimsizlik üzerinden ilerleyen hayvan ticareti ve sömürüsüyle para kazanan yunus gösteri merkezleri ve benzeri işletmeler, AKUT web sitesinde bağımsızlık/sponsorluk şartları olarak belirtilen "T.C. kanunlarına ve temel insani değerlere bağlı kalma" değerleriyle örtüşmemektedir.

Savaş ve çatışma ortamlarında insan hayatını kurtarma amacıyla gönüllü olarak çalışan, gelişmekte olan ülkelerde ölümcül hastalıkların önüne geçmek için temel ilaçlara erişimi mümkün kılmak amacıyla ilaç endüstrisindeki tekelleşmeye karşı mücadele eden veya doğa koruma çalışmalarını bir bütünlük içinde yürütmeye çalışan sivil toplum kuruluşlarının, silah, petrol veya ilaç şirketlerinden sponsorluk aldığını, karşılıklı menfaatler uğruna yan yana gelebileceğini düşünebiliyor musunuz?

Türkiye sularından yunus parkları için canlı yakalanan 23 yunusun 9'unu AKUT'un sponsoru avladı

Oysa AKUT'un 5.000 TL para desteği aldığı yunus gösteri merkezi, 1983'ten bu yana Türkiye'de yasak olan yunus avına rağmen, Bakanlık'tan çıkarılan "özel izin" ile 9 yunusu Türkiye sularından yakalamış (*), sürülerinden ve doğal yaşam ortamlarından kopararak her biri ayrı birer birey olan bu hayvanları ömür boyu hapse ve işkenceye mahkum etmiştir. Bu canlı yakalamalar sırasında yaşanan ve gazetelere yansıyan yunus ölümleri nedeniyle 7 yunusun avlanması iptal edilmiş, diğer tesisler ile birlikte toplamda 23 yunus canlı yakalanmıştır.

Türkiye denizlerinde yasadışı yunus avı yapıldığına ve yabancı obje yuttuğu için ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanların olduğuna dair tarafımıza iletilen ihbarlar, tüm çabalarımıza rağmen soruşturmaya veya cezai yaptırıma tabi tutulmayan hayvan ölümleri ve hak ihlalleri, Türkiye'deki yunus ve terapi merkezlerinin kamuoyundan gizlenmeye çalışan karanlık yüzü, esaret endüstrisinin rutinidir.

Bu bilgilendirme ve sorgulamayla amacımız, Yunuslara Özgürlük Platformu üyeleri olarak bizim de bugüne kadar yaptıkları çalışmalar nedeniyle saygı duyduğumuz​ AKUT'u karalamak veya lekelemek değildir. Tek istediğimiz; doğru rol modelleri sunarak toplumsal ilerlemeyi hedef aldığını iddia eden, gönüllülüğü ve yardımseverliliği temel alan, hayat kurtarmayı ve olumlu değişimi misyon edinen AKUT ve benzeri oluşumların, gelecekte benzer işbirliklerine imza atmadan önce bir kez daha düşünmelerini sağlayabilmek, bu durumlarda insanlara yardım ederken başka canlıların özgürlüğünün elinden alınmasıyla elde edilen kazancın geri çevrilmesinin ne denli tutarlı, güvenilir, bilinçli ve temel insani değerlerle örtüşen bir tutum olabileceğini gösterebilmektir. 

AKUT Kuşadası biriminin Facebook sayfasında yer alan 24 Mart 2016 tarihli ilgili paylaşımın metnini ve bazı fotoğrafları, hiçbir değişiklik yapmadan en altta paylaşırken, yazımızı, bize ulaşan takipçimizin AKUT'a yazdığı mektuptaki bir alıntıyla bitirmek istiyoruz...

"Yunus parklarında hayatını kaybeden her hayvanın sorumluluğunu, bu işletmeleri destekleyen herkes üzerinde taşıyor."

Yunuslara Özgürlük Platformu, 10.04.2016

(*) Bakanlık tarafından verilen resmi özel izin belgesinin ve uluslararası balina ve yunus koruma kuruluşu WDC'nin şikayeti üzerine Türkiye sularından canlı yakalanan yunusların sayısının teyit edildiği, Türkiye hükümeti tarafından 2010 yılında Avrupa Konseyi'ne gönderilen mektubun kopyaları elimizdedir ve AKUT ile paylaşılmıştır. Bu belgelere ulaşmak isteyenler, bizimle irtibata geçebilir. Belirtilen gerekçenin uygun olması halinde, bu belgeleri kendileriyle paylaşabiliriz.

-

AKUT Kuşadası "Araç Tanıtım Organizasyonu" 

"​Kuşadası'nın önde gelen firmaları ve KODER Üyeleri -AYDEM Yetkililerinin işbirliği ile derneğimize yapılan bağışlar sonucunda Kuşadası Ekibine kazandırılan iki adet arama kurtarma aracının tanıtım kokteyli Charisma De Luxe Hotel'in ev sahipliğinde yapıldı.

Tanıtıma sponsor firmaların dışında Aydın Vali Yardımcısı Sayın Mustafa Ayhan, Kuşadası Kaymakamı Sayın Muammer Aksoy ve değerli protokol üyeleride katıldı.

Derneğimize kazandırılan 4x4 arazi aracı KODER-AYDEM işbirliğinin yaptığı bağışlarla alınırken; Transit arama kurtarma aracı,Adaland,Anker Turizm,Atlantique Otel,Cella Epesus Hotel,Met Mekanik,Pine Bay Resort Hotel,Pirim Gıda, Risus Hotel,Siba Turizm,Süzgeç Yapı İnşaat,Taşyazı İnşaat firmaları tarafından yapılan bağışlarla ekibimize kazandırıldı.

Kuşadası halkının duyarlı yaklaşımdan ve verdikleri destekten dolayı çok teşekkür ederiz.

Yapılan her bağış bir 'cana' dokunmak adına..."​ 

İlk fotoğraf: WDC