Türkiye'ye örnek karar: Mexico City deniz memelisi esaretine son veriyor!

Hayvanların esaret altında tutulmasına son veren yasal düzenlemeler dünya çapında yaygınlaşıyor. Bunun son örneği Meksika'dan geldi. Mexico City eyalet bazında, deniz memelilerinin yunus parklarında tutulmasını, yunus gösterileri ve yunus terapisi seanslarında kullanılmasını yasaklayan bir dizi yasa ve yönetmeliği hayata geçiriyor.

Mexico City meclis oturumunda Hayvanları Koruma Kanunu tasarısı görüşmelerinde Çevre Komisyonu Başkanı Xavier López Adame'nin öncülüğünde karara bağlanan düzenlemeye göre;

Düzenleme, Resmi Gazete'de (Gaceta Oficial de la Ciudad de México) yayınlandıktan sonra hayata geçirilecek.

Daha önce İsviçre, Bolivya, Şili, Kosta Rika, Hırvatistan, Güney Kıbrıs, Macaristan, Hindistan, Nikaragua ve Slovenya gibi pek çok ülke, deniz memelisi ticaretini ve/veya hayvanlı gösterileri yasaklamıştı.  

“Türkiye Meksika’yı örnek almalı, hayvan esaretine acilen son vermeli” 

Yunuslara Özgürlük Platformu olarak 2014 yılında hazırlayıp dönemin Çevre Komisyonu'na sunduğumuz 18 sayfalık raporun özünü oluşturan, temelde tüm yunus parklarının ve deniz memelisi ticaretinin yasaklanmasını öngören madde önergesi, 2014 yılında AKP milletvekili Mehmet Metiner'in hiçbir etik ve bilimsel gerekçeye dayanmayan, ticari ve beşeri çıkarlar ışığında sunduğu itiraz doğrultusunda komisyonda reddedilmişti. Metiner, bu parkların ülke ekonomisine katkı sağladığını, sosyal-kültürel roller üstlendiğini iddia ederek, hiçbir bilimsel ve ahlaki temele dayanmayan insan-merkezci söylemlerle hayvan köleliğinin daha fazla meşrulaştırılmasını ve hayvan zulmünü haklı göstermeye çalışan esaret uygulamalarının sürdürülmesini talep etmişti. 

Bu nedenle dünya çapında hayvan hapishanelerinin yasaklandığı ve Türkiye’de Hayvanları Koruma Kanunu’na yönelik değişikliklerin yeniden gündeme geldiği bugünlerde yaşam savunucuları olarak hep birlikte sesimizi daha fazla yükseltmemiz gerekiyor.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba başta olmak üzere ilgili tüm kişi ve kurumlara çağrımızı yineliyoruz:

Tutsak deniz memelileri esaret altında neler yaşıyor? 

Sürülerinden, ailelerinden ve doğal yaşam ortamlarından kopartılarak esaret altında tutulan deniz memelileri, doğal ortamlarına hiç benzemeyen tesislerde yaşadıkları yoğun stres nedeniyle sayısız hastalığa yakalanıyor, agresifleşerek kendilerine ve çevrelerindeki canlılara zarar vermeye başlıyor, "zoochosis" adı verilen ve ağırlıklı olarak tutsak hayvanlarda görülen, tekrarlayan anormal davranışlardan oluşan bir psikoza yakalanıyor.

Esarete girdikleri andan itibaren hayatları boyunca insanlar için eğlence unsuru olarak pazarlanan bu hayvanlar, sıkıntıdan, mutsuzluktan ve hareketsizlikten adeta birer yaşayan ölüye dönüşüyor; fiziksel yetilerini ve akli sağlıklarını yavaş yavaş yitiriyorlar. 

 

Haber içeriği: OneGreenPlanet

Fotoğraf: WhatiVegan

İlgili Video: 
See video