2018'de dünyada ve Türkiye'de hayvan hakları

Dünya adım adım ileriye giderken...

Geçtiğimiz yıl dünya çapında hayvanlar adına umut vadeden birtakım gelişmeler yaşandı.

...Türkiye ise hızla geriye gitti

Dünya bilimsel verilerin, ahlaki ve hukuki tartışmaların ışığında değişime ve dönüşüme ayak uydururken, Türkiye yine bu olumlu gelişmelerden bir hayli uzakta kaldı. Hükümet, yukarıda saydığımız örneklerin aksine, kamuoyu vicdanını hiçe sayarak yıllardır kendilerine ulaşan tepkileri, çağrıları ve raporları görmezden gelerek Türkiye’yi hayvanlar için dev bir hapishaneye dönüştürdü. Özellikle de yunus parkları, tematik akvaryumlar ve hayvanat bahçeleri konusunda...

2014 yılında ilk kez uzun mücadeleler ve yaygın kamuoyu baskısı sonucunda yunus parklarının kapatılacağı ve yasaklanacağı gündeme gelmişti. Fakat Yunuslara Özgürlük Platformu olarak bizim de katıldığımız TBMM Çevre Komisyonu toplantısında AKP milletvekili Mehmet Metiner’in önergesi sorgusuz sualsiz kabul edildi ve yunus parklarının “ülke ekonomisine katkı sağladığı, önemli sosyal ve kültürel rol üstlendikleri” iddiasıyla, ticari çıkarlar gözetilerek yunus gösteri merkezlerinin devamına karar verildi. Toplantıda hayvanlı sirklerin ve hayvanat bahçelerinin konusu bile açılamadı.

Hükümet yetkililerine ne zaman hayvan hakları konusunda olumlu adım atmış olan ülkelerden bahsetsek, 2014 Çevre Komisyonu tutanaklarında da görülebileceği üzere, bize hala hayvan sömürüsünün devam ettiği ülkeleri örnek olarak gösterip Türkiye’de yaşanan hak ve hukuk ihlallerini haklı çıkarmaya çalışıyorlar. Biz de her seferinde şunu soruyoruz: “Peki neden bu kez de örnek adım atan Türkiye olmasın?”

Hayvan hakları savunucuları olarak bu sorunun yanıtını bir türlü alamasak da her yıl, hayvanların özgürlüklerinin kısıtlanmayacağı ve bedensel bütünlüklerinin korunacağı bir dünya için çabalıyoruz. Etik tartışmaların dışında yasal düzenlemelerin de bu yönde yapılması için her daim yasa yapıcılara, karar vericilere ve milletvekillerine sesleniyoruz. Çünkü 2019’da ve önümüzdeki yıllarda, esaret altında tutulan insan dışı hayvanların tek bir dileği var: Özgürlük.

Bu yıl da işkenceye, şiddete ve ihmalkarlığa karşı seslerini çıkaramadıkları ve kendilerini savunamadıkları için tüm hayvanların özgürlükleri ve temel yaşamsal hakları için mücadeleye devam edeceğiz. 2019’da yunus parklarından hayvanlı sirklere, faytonlardan hayvanat bahçelerine kadar esaretin ve hayvan sömürüsünün devam ettiği tüm faaliyetlerin yasaklanması yönünde merkezi ve yerel yönetimlerden somut yasal düzenlemeler bekliyoruz. Daha da önemlisi, bu endüstrilere para kazandırmamaları ve destek vermemeleri için bireylere, okullara, sivil toplum kuruluşlarına ve şirketlere çağrılarımızı yineliyoruz. Çünkü kısa vadede hepimiz bireysel olarak değişime katkıda bulunabilir, hayvan sömürüsü üzerinden para kazanan endüstrileri ekonomik olarak çökerterek ve hak ihlallerine karşı sessiz kalmayarak hayvanlar adına olumlu bir dönüşüme katkıda bulunabiliriz.

2019'da ve sonrasında yunusların, atların, köpeklerin, tavukların, ayıların ve insan menfaati uğruna türlü işkencelere maruz kalan tüm hayvanların desteğinize ihtiyacı var. 

(*) Hayvanlar üzerinde test edilmemiş her ürün vegan değildir. Bu nedenle ürünlerin içeriklerine ve ambalajlarındaki "cruelty-free" ve "vegan" logolara dikkat etmek gerekir.

* * * 

Hayvan deneylerinden faytonlara kadar farklı alanlarda devam eden hayvan sömürüsüne dair 2018 yılının daha ayrıntılı bir değerlendirmesi için Sivil Sayfalar'daki derlemeyi okuyabilirsiniz. 

İlgili Video: 
See video