slideshow 1 slideshow 2 slideshow 3

Türkiye'deki tüm yunus parklarının kapatılması için bir imza da siz verin.

"Yunus Terapisi: Daha Çok Yanlış Bilgi ve Daha Çok Yanlış ÇıkarımDevamı

Türkiye'den ve dünyadan esaret görüntüleri, eylemler: Video Arşivi

SSS

Deniz memelilerinin esaretiyle ilgili aklınıza takılan sorular mı var?
Google'a sormak istemiyorsanız, bize sorun! Yanıtlayalım.

Yanıtın tamamını görebilmek için, soruyu yeni bir pencerede açmayı deneyin.

Hayır. "Yunusların yüzündeki gülme ifadesi, doğanın en büyük aldatmacasıdır" (*). Aynı zamanda yunus parkı işletmecilerinin...

Bu, yalnızca anatomik ve fizyolojik bir özelliktir: Özellikle gösteri merkezlerinde tutsak edilen afalina türü yunuslarda alt çene, üst çenenin bir miktar önündedir ve ağızlarının üst kısmı yukarı doğru kıvrıktır. Bu nedenle yunusların sabit, değişmeyen bir gülüşü olduğu sanılır.

Ancak bu ifade, insanlarda olduğu gibi, yunusların ruh haline göre değişmez! 

Denizlerimizde! Üç tarafımız denizlerle çevrili ve yunuslar oradalar. Aşağıda videosunu görebileceğiniz İstanbul Boğazı’nda düzenlenen yunus gözlem turları bile var. Eğer göremezsek, bu da bizler için gerçek bir sorun teşkil etmemeli. Bir kar leoparı ya da bir panda görme olasılığımız ne ki? İnsanlık, bazı şeyleri “sahip olmadan” sevmeyi ve her canlının yaşamına saygı duymayı öğrenmeli.

Kesinlikle yok.  Deniz memelileri,  doğal ortamlarında gürültülü müzikler eşliğinde resim yapıp göbek atmazlar. Çocukların parklarda gördüğü hayvanlar, açlıkla terbiye edilmiş, yaşamak için ihtiyacı  olan balığı alabilmek için normal koşullarda asla yapmayacağı hareketleri yapmak zorunda kalan tutsaklardır.  Günde 50-60 km yüzmek isteyen canlılar, küçük havuzlarda acıyla çırpınmaktadır. Çocuk ya da yetişkin, kimsenin bu parklarda deniz memelilerini tanıyabilmesi mümkün değildir.

Yunus, tıpkı balina gibi, balık değil, memelidir.

Yunuslar, halk arasında, eski bilimsel makalelerde ve ilgili resmi kurumlardan gelen yazılarda bile çoğu zaman bilinçsizce "yunus balığı" olarak anılırlar. Tıpkı, deniz memelisi olan foklara ve morslara hatalı kullanımla"fok balığı" veya "ayı balığı" dendiği gibi... Oysa yunuslar, "memeliler" (mammal) sınıfı ve "balinalar" (cetacea) takımı içinde yer alır. Bu nedenle yunuslar ve balinalar için, "balık" sözcüğü kullanılmamalıdır.

Yunuslar:

Yunus Terapisi (DAT) katılımcılarına canlı tutsak yunuslarla birlikte yüzme veya etkileşime girme olanakları sağlamak suretiyle hastalıkların ve gelişimsel özürlülüklerin tedavisinde popülaritesi her geçen gün artan bir seçenektir.Yunus Terapisine ilişkin iki incelemede (Marino ve Lilienfeld [1998] ve Humphries [2003]) bu girişimin etkinliğine ilişkin güvenilir bilimsel kanıtların olmadığı sonucuna varılmıştır.

Hiçbir havuz, etrafı tellerle veya ağlarla çevrili hiçbir alan, denizde dahi olsa, yunusların doğal yaşam ortamlarının yerini tutamaz ve tutmamalıdır. 


Bu gerçeğe rağmen, dünya çapında ülkeden ülkeye, türden türe değişen ve mevcut mevzuatlar içinde yer alan havuz standartları vardır. Bu standartlar, havuzun içine çizilebilecek en büyük dairenin çapının 7 ila 15 m, derinliğin ise 5 ila 12 m arasında değişebildiğini gösterir. İngiltere'den Bahamalar'a, Arjantin'den İtalya'ya kadar birçok farklı ülkede, kabul edilmemesi gereken "standartlar" oluşturulmuştur.   

Hayır! Yunuslar, doğal yaşam ortamlarında avcı hayvanlardır ve zamanlarının yarısını avlanarak geçirirler. Bu süreç, doğal yaşam döngüsünün önemli bir parçasıdır ve yunuslar için doğal bir egzersizdir. Yunusların büyük oranda toplu avlandığı düşünüldüğünde, sosyal örgütlenmenin edilnilmesi açısından da önemli bir aşamadır.

Ancak gösteri merkezlerindeki yunusların avlanma, dolayısıyla hareket etme ve sosyalleşme şansları yoktur!

Elbette HAYIR.  Yunus parklarında tutsak edilen balinalar, morslar, deniz aslanları, foklar da kampanyamıza dahil. Ayrıca sadece yunusların değil, tüm canlıların ticari amaçlarla sömürülmesine ve tutsak edilmesine karşıyız. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylere karşıyız. Kürke karşıyız. Petshoplarda hayvan satışına karşıyız. Sirklere ve hayvanat bahçelerine karşıyız. Kısacası bizler, yaşadığı gezegeni koruma ve üzerindeki canlıların temel haklarını savunma gayretindeki insanlarız.

Doğal ortamında yunusların yaşam süreleri 25-35 yıl civarındadır. Kesin bir rakam olmamakla birlikte, toplanan veriler, yunus parklarında olduğu gibi, esaret altında yaşayan yunusların, bu ortalamanın çok altında yaşayabildiğini tespit etmiştir. Yunusların, belirlenen ortalama yaşam süreleri 5 yıla düşmüştür.

Esaret gerçeğinin bilinen tarihi, 1860'lara uzanıyor. 1860 yılında Londra'nın Westminster Akvaryumu'nda, 1865 yılında da Regents Park'taki Zoological Gardens'da canlı yunuslar sergileniyordu.

1863'teyse New York'taki Aquarial Gardens'ta, bir beyaz balina ve bir Atlantik şişeburunlu yunus, aynı ortamda tutuluyordu. Saint Lawrence Nehri'nden yakalanan üç beyaz balinadan yalnızca biri hayatta kalabilmişti. Bu balina da, çok büyük ihtimalle, esaret altında eğitilmiş ilk balina olarak tarihe geçti. 

Whale and Dolphin Conservation (WDC)'ın 2011 raporuna göre; iki üye ülke, Kıbrıs ve Slovenya, balinaların ve yunusların ticari amaçlarla esaret altında tutulmasını tamamen yasaklamış durumda. İngiltere ise, kamuoyu tepkisi nedeniyle, 90'lı yıllardan bu yana esaret altında yunus ve balina barındırmıyor. 


Sitemizdeki yazı, görsel ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Siz de katılın! drupal-love-right.png
Siz de katılın! drupal-love-LEFT.png