slideshow 1 slideshow 2 slideshow 3

Türkiye'deki tüm yunus parklarının kapatılması için bir imza da siz verin.

"Yunus Terapisi: Daha Çok Yanlış Bilgi ve Daha Çok Yanlış ÇıkarımDevamı

Türkiye'den ve dünyadan esaret görüntüleri, eylemler: Video Arşivi

Bodrum'un deniz çocuklarından yetişkinlere mesaj var...

23.07.2014 - Kampta her hafta bir tema belirleniyor; Sokak Hayvanları, Toprak, Deniz ve Deniz Canlıları, Tohum, Tutsak Hayvanlar gibi... İlk haftanın teması ise “Tutsak Yunuslar”dı.

 

* * * 

Neşeli Kamp, Bodrum Ilgınlar Plaj Kamping alanında, 6-11 yaş grubu çocuklar için düzenlenmiş bir gündüzlü yaz kampı.

Temel amacı, çocukların bir arada eğlenip öğrenerek yeni dostluklar geliştirirken, çevreye duyarlı, farklılıklara hoşgörülü, hayvanlara ve doğaya karşı sevgi dolu olma hallerini (zaten bu onların doğasında var!) devam ettirmek olan doğa dostu bir kamp, Neşeli Kamp...

Kampın yürütücüleri; eğitimci ve akademisyen anne babalar... Çocukla çocuk olmanın, ilkel kalabilmenin, doğa içinde çocukla yaşamanın hazzını yıllardır yaşayan ve her durumda yaşamak için fırsat yaratmaya çalışan “yetişkinler”...

Kampta her hafta bir tema belirleniyor; Sokak Hayvanları, Toprak, Deniz ve Deniz Canlıları, Tohum, Tutsak Hayvanlar gibi... İlk haftanın teması ise “Tutsak Yunuslar”dı.

Yunusların memeli hayvanlar olduğu, aileleriyle birlikte yaşadıkları, yavrularıyla uzun zaman geçirdikleri, “kötü” insanların yavruları annelerinden ve kardeşlerinden ayırıp küçücük kafeslere kapattıkları, çocuklar bu gösterileri izledikçe anne yunuslarla yavru yunusların birbirinden ayrılmak zorunda kalacağını konuştuk, söyleştik, dramalaştırdık, resimledik, hikayeleştirdik hafta boyu...

Yunuslara Özgürlük Platformu'ndan Jane konuğumuz oldu. Yanında getirdiği filmler ve kitaplarla donanımımızı pekiştirdi.

Haftanın son günü olan Cuma günü geldiğinde herkesin söyleyecek bir sözü, hazırlayacak bir pankartı, haykıracak bir sloganı vardı artık. Hep beraber pankartlarını hazırladı çocuklar. Sonra Ilgınlar Plaj Kamping içinde yaptıkları yürüyüşle “yetişkinlerin” duyarlılığını artırmaya çalıştılar...

Biz onları yönlendirmedik. Biz onlara ne söylemeleri gerektiğini söylemedik. Biz onlara pankart hazırlamayı bile önermedik. 

Sadece anlayabilecekleri bir dilde “gerçekleri” (!) anlattık. Biz onlara sadece “Didi ve Dodo’nun Hikayesini” anlattık... Gerisi onların tertemiz yüreklerinden ve tertemiz kafalarından çıktı.

(“Didi ve Dodo” spontan bir hikaye olarak o anda çıktı. Çocukların anlayacağı dilden gerçek bir öykü aslında.)

 

Sevgiler,

Nikriz Kocaman

Psikolojik Danışman & Psikodramatist & Dalgıç

 


Sitemizdeki yazı, görsel ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Siz de katılın! drupal-love-right.png
Siz de katılın! drupal-love-LEFT.png